Penis dokusundaki patolojilere bağlı ereksiyon bozukluğunun 3 tedavisi vardır. Bunlardan kalıcı ve doğal olanı sadece Penil regenerasyon tedavisidir. Penil rejenerasyon penis dokusunun yenilenmesi ile işlevselliğini hacmini artırma işlemidir.
SERTLEŞME SORUNU PROFESYONEL TEDAVİLER
Penis dokusundaki patolojilere bağlı ereksiyon bozukluğunun 3 tedavisi vardır. Bunlardan kalıcı ve doğal olanı sadece Penil regenerasyon tedavisidir. Penil rejenerasyon penis dokusunun yenilenmesi ile işlevselliğini hacmini artırma işlemidir.
Evde sertleşme sorunu tedavisi hafif ve orta düzey sertleşe sorunu yaşayan, daha çok 40 yaş altı ve beraberinde şeker hastalığı olmayan hastalar içindir. Ancak ağır ereksiyonu yaşayanlarda,özellikle 50yaş üstü ve ya şeker hastalığı olan kişilerde tedavinin profesyonel tedavi olması gerekir ve kalıcı olan penil rejenerasyon yöntemi uygulanmalıdır.
İkincisi sertleşmeye yardımcı ağızdan ve iğne yoluyla her ilişki öncesi kullanılması gereken birkaç saatlik geçici etki gösteren ilaçlardır.
Üçüncüsü de penise yapay olarak cisim konulması penil protezdir(mutlu olmayan çubuk). Penil protezden başlarsak ameliyatla penise yapay cavernous cisim yerleştirilmesidir. Yapaydır,fonksiyonu normal penisten uzaktır. Tıpkı bacak protezi hiçbir zaman gerçek bacak gibi olamayacağı gibi, gerçek penis ile prıtez birbirinden çok farklıdır. Ayrıca inflamasyon,enfeksiyon ve arızalanma gibi durumlar ile ikinci ameliyatı yapılamayabilmektedir. penil rejenerasyon tedavisinden fayda sağlanamayacak kişilerde tercih edilmesi gereken uygulamadır. Sertleşmeyi destekleyen ilaçlar da kalıcı bir tedavi olmayıp sürekli her ilişki öncesi kullanılma dolayı tedavi edici değil sadece kullanıldığı sürece fayda gösterir ve her kullanımda bir öncesine göre daha az fayda gösterir. Tolerasyon, çıkmaz sokak,bir süre sonra fayda görmez.. Spontanite olmaması,yan etki ve konforsuzluk ileilişki kalitesi düşüktür. Risklerinin olması başka yönüdür. sadece geçici tercih edilebilecek uygulamalar olmalıdır ilaçlar. Penil rejenerasyon ise dokunun tekrar eski sağlığına kavuşması sağlanır. Hatta eskisinden daha fonksiyonel ve hacimli hale de gelebilir. Tıpkı ağırlık kaldırarak fiziksel stres oluşturulan ve sonrasında özel beslenme ile kol kası gelişimi sağlanması gibi.
Penil rejenerasyon tedavisini anlatmadan önce rejeneratif tıptan biraz bahsedelim. Regenerasyon dokularımızın kendisini yenileme kabiliyetidir. Yara iyileşmesi gibi. Restorasyon ve rejuvenasyondan oluşur. Restorasyon hasarlı dokunun onarılmasıdır. Rejuvenasyon ise daha fazla hasarlanmış olan dokunun ortadan kaldırılarak yerine genç hücrelerin oluşumlarıdır. Bu iki etki ile dokular yenilenmiş olur.
Rejenratif tıp ise çeşitli fiziksel,kimyasal ve biyolojik uyaranlarla dokularımızda rejenerasyonu başlatan ve ya hızlandıran uygulamaları içeren bir tıp dalıdır. İçerisinde çeşitli dalga boylarında ışık uygulamaları( infrared), yükseltilmiş ışıklar (ablatif nonablatif lazerler) ,ses sistemleri ultrason, magnetik etkiler,elektriksel uyarılar tens, kryo terapi, titreşim awt, hormonlar,peptit ve vitamin eser element,büyüme faktörleri,prp,mezoterapi carboksiterapi ozon uygulaması ,noral terapi kök hücre swf fitoterapi akupunktur,kupaterapi … yüzlerce uygulamalardan oluşur.
Yaşlanma degenerasyonunun tedavisi regenerasyon
Vücudumumuzdaki tüm dokular gibi atardamarlarımız da 27-28 yaşlarından itibaren aging proses dediğimiz yaşlanma sürecine girer. Penis atardamarlarımızda da bu süreç ile degenerasyon-yaşlanma başlar.Bu degenerasyonu hızlandıran çevresel nedenler de vardır.oksidanlar sigara stres zazarlı besinler,yağlanma Penis atardamarlarımız ve devamındaki kavernozal sinüslerin fonksiyonu sertleşme performansımızı belirleyen en önemli etkenlerdendir. Capiller atardamarlarımızın çapını damarlarımızın elastikiyet kabiliyeti ve çapı belirler. İlerleyen yaşla beraber atherosclerosa bağlı damar duvar içindeki birikimler hem atardamar genişleme kabiliyetini azaltır,hem de damar lümenini daraltarak içerisinden geçen kan akım akım hızı azalır. Ayrıca yine ilerleyen yaşla birlikte replikasyon kabiliyeti azalmaya başlayarak damar çaplarının küçülmesi kan akım hızının azalmasına bir diğer nedendir. Tüm erkeklerde olan ve ya eninde sonunda olacak ereksiyon bozukuluğu nedenidir. Yirmili yaşlardan sonra cinsel performans azalması ile dejenerasyonu etkileri görülmeye başlanır. bir gecede yaşanan ilişki sayısı azalması,daha zor sertleşme sağlanması,sertlik derecesi ve sert kalma süresi azalmasının en önemli nedeni atardamar degenerasyonudur. En son olarak kişide ereksiyon bozukluğu dediğimiz hali oluşturur. Bu yüzden 30 yaş üstü tüm erkeklerde degenerasyona bağlı ya cinsel performansa azalması,ya da daha ilerisi ereksiyon bozukluğu oluşmuştur. Tedavisi işe penil rejenerasyondur
Peni rejenerasyonda penis özel dokusuna uygun çeşitşi rejeneratif tıp uygulamaları ile penis dokusunun yenilenmesi sağlanır. Rejenerasyon bir yara iyileşmesi sistemidir. Yara iyileşmesi staz,inflemasyon,proliferasyon ve maturasyondan oluşur. Rejeneratif tıp uygulamaları ile bu rejenerasyonu başlatma ve evrelerini güçlendirme işlemleri yapmaktayız.
Penil rejenerasyon iki koldan oluşur. Neovaskülerizasyon ve ya angiogenez dediğimiz penis içerisinde podosit denilen damar oluşturma potansiyeli olan kök hücrelerin çeşitli mekanizmalarla uyarılarak yeni kılcal damarların oluşmasının sağlanmasıdır.
Diğer kol ise revaskülarizasyondur. Burada da atherosclerotik yapıdaki plakların fraksiyonu sağlanarak bunların lenfatif sistemle temizlenmesine destek olmak ve de atardamar ve trabekullerdeki fibrin fraksiyonu ile başlayan kollagen üretim ve damar düz kas rehabilitasyonunun sağlanması
Penil rejenerasyon eswt uygulaması ile başlar. Şok dalga. Penis dokusu vasküler ağırlıklı bir doku olduğu için termal ablatif rejeneratif uygulamar yapılamaz. Burada tüm rejenerasyonu başlatan önce deformasyondur. Hasarlı ve ya bozuk dokuyu kırmak,parçalamak vücut rejeneratif cevabı başlatan ilk adımdır. Bunu peniste eswt şok dalga ile yaparız. Atherosclerotik plakların fraksiyonu,darların elastikiyetini bozan bu yapıların makrofajlar tarafından yok edilmesini kolaylaştırır. Revaskülerizasyon denilen var olan damarların açılma süreci başlar. Yine atrofik damarlardaki fibrin plakları kırma ile neokollajenizasyonu başlatır. Yine damar düz kaslarını hipertrofisini uyarır. Angiogenezis.
Şok Dalgaları ile neovaskülariyasyonun başlaması. Şok dalganın penis dokusuna vurmasıyla deformasyon sonrası inflamasyon süreci başlar. Tıpkı bir dokumuzun travmaya maruz kalıp şişmeye başlaması,ödem oluşması mekanizmasıyla özellikli bir basınç dalgası olan şok dalga atışlarıyla rejenerasyonun için deformasyonu takiben inflamasyon evresi başlar. Bu evrede Damarlarımızdan ve çevre dokulardan nötrofil,makrofaj ve lenfosit gibi inlamatuar hücreler dokuya toplanmaya başlar. Bu hücreler hasarlanmış dokuları yok etme ve yeni hücrelerin gelişmesi için ortamı hazırlar. İnflamasyon evresinin ilk döneminde dokuda mast hücreleri de artış gösterir ve içerdikleri histamin denilen maddeyi inflamasyonun başlangıcında dokuya boşaltır. Histamin kemotaktik yani diğer inflamatuar hücrelerin de dokuya gelmesini sağlayan bir maddedir. Histamin aynı zamanda kaşıntı hissi de vermektedir. Dolayısıyla kaşıntı hissi duyan kişide yara iyileşme-regenerasyon döngüsünün başarılı bir şekilde ilerlediğini gösterir. kaşınan bir yaramı olduğunda annemin yarayı ellemememi,kaşınmanın iyileşme göstergesi olduğunu söylerdi. Evet kaşıntı varsa iyileşme-rejenerasyon yolundadır. Hastalara penil rejenerasyon tedavisine almadan iyileşme sürecini anlattığımda,tedavi bitiminden itibaren 3-4 hafta sonra tedavinin sonucunun büyük oranda ortaya çıkacağını, 6. Aya kadar hala ilerlemenin devam ettiğini söylerim. Ancak hastalar tedaviye başladıklarından bir müddet sonra tedavinin nasıl gittiğini,ne oranda cevap alacaklarını çok merak ederler ve olumlu ve ya olumsuz sonuç alacağımıza bir belirti varmıdır diyr sorarlar. Ben de hastalara tedavinin 3. Haftasında küçük küçük kısa süreli ereksiyonların görülmeye başlamasının olumlu ilk belirtiler olacağını söylerim. Ancak daha da erken olarak tedavinin başlarında kaşıntı hissederse rejeneratif cevabın iyi olacağının göstergesi olduğunu söylerim. Bugüne kadar seansları devam ederken kasıntı duyan hiçbir hastam yoktur ki tedaviden başarılı bir sonuç almış olmasın. Yara iyileşmesi parasempatik dönemde artan bir durumdur. Parasemaptik dönem gece özrllikle 22-6 arasındaki dönemdir ki,hastalar bazen gece çok kaşıntı hissettiklerini söylerler. Carboksiterapi ve bazı perfüzyon artırıcı mezoterapileri dokuda eswt ile başlayan inflamasyonu güçlendirmek amaçla yaparız
Eswtnin oluşturduğu deformasyon ve sonrasında oluşan inflamasyonu proliferasyon denilen üretim safhası takip eder. Bu dönemde eswt atışlarıyla dokuda artan VEGF,Proliferatif CNA enos bnp gibi maddeler yeni hücrelerin oluşumu ve kolagen gibi proteinlerin sentezi için önemlidr. Damarların doku içindeki en küçük birimi olan kapiller etrafında podosit adını verdiğimiz yeni damar oluşumu potansiyeli olan kök hücreler bulunur. Bu büyüme faktörü ve antijenler ve dokuda inflamasyon aşamasında birikmiş hücrelerin yardımıyla podositlerden yeni damarların oluşumu başlar. İşte bu aşamada da,rejenerasyonun bu evresini güçlendiren prp,mezoterapi,ozon uygulaması ,swf ve fitoterapiden yararlanırız. Prp de kişiden alınan bir miktar kandaki trombositler yoğunlaştırılıp aktiflenerek dokuya enjekte edilmesi işlemidir. PDGF,FGF,TGF,VEDF,IGF,EGF gibi özellikle gf bu aşamada replikasyonu artırır. Mezoterapi ile yine gf,peptitler dokuya verilir. Swf ile yeni kök hücrelerin eklenmesi
Proliferasyon aşamasını da maturasyon dedşğimiz gelişme ve olgunlaşma evresi takipeder. Burada özellikle doku düzeyinde oksijen miktarının artmasını ve oksidan miktarının azalmasını sağalayan ozon uygulaması yeni hücrelerin gelişimi için önemlidir. Mezoterapiler ile doku perfüzyonunun sağlanması,yeni hücrelerin şhtiyacı olan peptit,esansiyel vitamin ve minerallerin dokuya raplasmanı hücrelerin olgunlaşmasını sağlar. Fitoterapilerde ürogenital perfüzyon ve esansiyel vitamin ve mineraller dokuya sağlamaktadır.
Tek başına eswt, prp ve ya swf yapılabilir mi
Tek başıan eswt yapıldığında en iyi şartlarda,gerçek şok dalga uygulaması,doktor tarafından uygulanması ve 12 seans uygulama ile kan akım hızını ortalama %20 civarında artırır. Ancak bu penil rejeneratif uygulamalar ile kan akım hızını yaklaşık %100 oranında artırabiliyoruz. Tabiki burada alınacak yanıtta kişinin vücut rejeneratif kabiliyetini belirleyen başta yaşı ve diyabet,sigara alkol kullanımı gibi faktörler de önemlidir.
Tek başına prp uygulamasından görülen fayda 4-6 seans uygulama için %5-10 civarıdır. Çünkü eswt ile vücudun rejenerasyon döngüsü başlatılmadı. Swf ile yine tek uygulamada %5-10 civarında kan akım artışı görülür. İkinicilerinde de aynı oranda artış gerçekleşmez. Bu uygulamalar tekli yapılan işlemler değildir. Başlatılan bir rejenerasyonun parçası olarak yapıldığında kan akım hızının yüzde yuz ve üzerinde artış olur
Penil rejeneratif tedaviyi tıpkı toprakta bitki yetiştirmeye benzetirim ve çoğu zaman bu tedavi ile ilgili anlatmak istediklerimi bitki yetişmesine olan benzerliğinden yararlanarak daha kolay anlatabilmekteyim. Dokularımız toprağa çok benzer. Bitki yetiştirmek için toprağa yaptığımız müdahalelerle aldığımız cevap süreleri dokularımızla çokça benzerlik taşır. Kalitesi düşmüş,kuraklaşmış bir toprak düşünün. İçerisinde tohumlar da içeriyor ancak kuraklaştığı ve yeterli besinleri içermediği için bu tohumlar çıkamıyor. Yapılan nedir?
1)Toprak önce çapalanır. (ESWT-Shock dalga)
2) Arkasından sulanır. (Ozon Hemoterapi)
3) Gübre verilir. Penil Mezoterapi
4) Hormonlar verilir. PRP uygulaması
5) Zararlı bitki ve böcekler uzaklaştırılır. Oksidan maddeler ve toksit metabolitler uzaklaştırılır
6) Toprağın kendi tohumları yeterli değilse tohumlar artırılır Kök hücre swf
7) Seralarla güneşe maruziyeti artırılıp ısısı korunabilir. AkupunkturPsikoterapi ile qi artışı
Sadece toprağı çapalayıp ve ya traktörle sürüp bitki yetiştirebilirmisiniz. Evet birkaç parça bitki çıkar. Ancak tatmin edici bir gelişme sağlamaz. Bu eswt nin tek başına kullanılması halidir.
Birbirini tamamlayan uygulamaların aditif etkisinden de büyük sinerjik etkileri vardır. Bu da şu demektir. Tek başına eswt uygulaması örneğin penil kan akımını %20 artırsa. Tek başına mezoterapi %5 artırırsa. Birlikte yapıldığında %25 ten de fazla, %40-50 etki göstermesi. Tek basına kan ozon hemoterapi penil kan akımını artırmazken, eswt ve mezzoterapi uygulamaları sırasında yapılan ozon uygulaması ile penil kan akım hızları %70-80 lere çıkabilmekte. Zincirin eksik halkasını tamamladığı için. (daha önce ve ya tedaviden birkaç ay sonra yapılan ozon uygulamasının faydası olmayacaktır)
Sertleşme sorunu tedavileri
- Rejeneratif tedavi . yıpranmış damarların çeşitli uygulamalar ile yenilenmesi ve yeni damarların oluşması sağlanır.Birbirini tamamlayan uygulamalardır. Kalıcı ve doğal tedavidir.
Tedavide altın standarttır. Kişi çok genç yaşlarındaki gibi bir cinsel performansa döner,tedavi kalıcı ve doğaldır.
- Ağızdan tabletler. Sildenafi,verdanafil,tadalafil. Peniste kan akışını artıran enzimlerin daha uzun süre çalışmaya devam etmesini sağlar. Penisteki dejenerasyona herhangi bir faydası yoktur. Ani tansiyon düşmelerine yol açması hayati tehlike oluşturabilir. Daha zararsız ancak oldukça rahatsız edici yan etkileri vardır. Baş ağrısı,yüzde kızarma ,burun tıkanıklığı dolgunluk,göğüs ve sırt bölge ağrıları,mide yanma hissi ve özellikle telefon ekranına bakınca florasan görüntüsü(optik norit) oluşturduğu sık yanetkilerdendir. Aslında en rahatsız edici etkilerden biri Spontaniteyi bozmasıdır. Plansız ilişkiye izin vermez. Kadının cinsel ilişki isteği olmasıyla beraber erkek tarafından kullanılacak bu ilaçların etkisinin başlaması yaklaşık 2-4saat sürer. Bu yüzden erkekler bu ilaçları 2-3 saat öncesinden kullanırlar. Ancak kadın bu süreçte cinsel istek duymuyorsa orgazmsız bir ilişki yaşar ki kadınların orgazm olmayan ilişkiler yaşamasındaki en önemli neden bu ilaçların spontaniteyi(plansız ilişkiyi) bozmasıdır.
Bir diğer önemli yan etki ise bu ilaçlara hızla tolerasyon gelişir. İlk kez kullanıldığında 5mg bir doz bile ereksiyon oluştururken birkaç hafta içinde aynı etkiyi alabilmek için 20mg kullanmak gerekir. Ancak yine kısa süre sonra bu ilaçlardan artık kişi fayda göremez duruma gelir.
- İğne-Penise enjeksiyon yapılması. Papaverin. Alprostatil. Fentolamin içerikli maddeler penise enjekte edilir. Hastanın canını yakması,kanama oluşması ve cilt altı morluklar sık yan etkilerdendir.Ayrıca her enjeksiyonda peniste skar-ölü doku oluşur.
Ancak priapismus denilen ereksiyonun oluşması ancak gevşememesi durumunda penis dokusunun kalıcı ölümü gibi çok önemli bir yan etkiye sahiptir. Sadece belirli testler için hastalara doktor kontrolünde verilmesi gerekir-sertleşme sorunu tedavisinde kullanılmamalıdır.
- Protez. Doğal bir his oluşturmaz. Ne kadın ne erkek için. Ancak kadınlarda hissedilen memnuniyet %50lerdeyken erkekler için bu çok daha düşüktür.
Ancak genel anestezi altında yapılan ameliyatla penis dokusuna konulan bu çubukların belirli komplikasyon riskleri vardır. En başta inflamasyon denilen vücudun bu yapay cisimleri kabul etmeyip ameliyattan sonra ikinci üçüncü günler penisin aniden kızararak ağrılı olarak şişmesidir. Acil olarak protezler çıkarılır ve bir daha asla takılamaz. İkincisi ise cihaz mekanik sistemi bozulmasıdır.Böyle bir durumda da çıkarılan çubukların yerine oluşan yapışıklıklardan dolayı yeni protez konulamaz ve ya konulsa da perforasyon riski olur. Üçüncüsü bir süre sonra bu çubuklara bağlı penis doku mikrobik enfeksiyonu oluşur ve protezlerin yine hızla çıkarılması gerekir.Beraberinde birkaç gün hastanede antibiyotik tedavisi uygulanır. Deforme olmuş ve incelmiş doku yapısından dolayı yeni çubuk konulması yine mümkün değildir.
Dördüncüsü ise perforasyondur. Belirli süre sonra çubuklar dudak yapısına benzer yumuşak kıvamdaki glans penis kısmının yırtılıp çubuğun dışarıya çıkmasıdır.
Bir Cevap Yazın